Hakkımızda

Özel sektörde ve kurumsal firmalarda edinilen 30 yıllık tecrübemizi, 2024 Aralık ayından itibaren artık kendi çatımız altında sizlere sunmaktayız.

10 Ağustos mühendislik-müşavirlik, inşaat-hafriyat, tarımsal danışmanlık ve yatırım danışmanlığı, kendi bahçelerimizden elde ettiğimiz zeytinyağı alanlarında sağladığı profesyonel hizmetlerle iş süreçlerinizi daha verimli, sürdürülebilir ve kazançlı hale getirmeyi hedeflemektedir.

Çanakkale

Çanakkale’nin Toprağından, Tarihin Merkezinden

Çanakkale, yalnızca bir coğrafya değil; bir duruşun, bir inancın ve bir milletin kaderini değiştiren kararlılığın adıdır. Bu topraklar, yüzyıllardır zorluklara karşı direncin, birlik ruhunun ve insanlık onurunun simgesi olmuştur. Zeytin ağaçlarının kök saldığı bu kadim coğrafya, aynı zamanda tarihin en çetin mücadelelerinden birine tanıklık etmiş; Anafartalar’dan Conkbayırı’na uzanan cephelerde Türk milletinin var olma iradesi tüm dünyaya ilan edilmiştir.

Çanakkale Savaşları’nın kara harekâtında, özellikle Anafartalar ve Conkbayırı’nda verilen mücadele; yalnızca askeri bir başarı değil, inancın, fedakârlığın ve liderliğin zaferidir. Müttefik kuvvetlerin tüm planlarını boşa çıkaran bu direniş, Türk milletinin bu topraklardaki varlığını hedef alan umutları kesin biçimde kırmıştır.

10 Ağustos: Bir Dönüm Noktası

10 Ağustos 1915, Çanakkale Savaşları’nın seyrini değiştiren, tarihe net ve tartışmasız bir zafer olarak geçen Conkbayırı Süngü Hücumu’nun tarihidir. Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal’in, askerinin hemen yanı başında planladığı ve bizzat yönettiği bu taarruz; Mehmetçiğin ölümü hiçe sayan cesaretiyle birleşmiş, düşmana ağır kayıplar verdirilmiştir.

Bu zafer, yalnızca cephede değil, milletin hafızasında da silinmez bir iz bırakmıştır. 10 Ağustos; teslim olmayan bir iradenin, sarsılmayan bir inancın ve “ölürsem şehit, kalırsam gazi” anlayışının simgesidir. Markamızın ismi olan 10 Ağustos, işte bu tarihsel bilinçten ve bu ruhtan doğmuştur.

İsmini Tarihten Alan Bir Marka

10 Ağustos Zeytinyağı, adını yalnızca bir günden değil; o günün temsil ettiği değerlerden alır. Kararlılık, dürüstlük, cesaret ve toprağa sadakat… Nasıl ki Mehmetçik bu toprakları canı pahasına savunduysa, biz de Çanakkale’nin zeytinliklerine aynı sorumlulukla sahip çıkıyoruz. Üretim anlayışımız; doğaya saygılı, geleneğe bağlı ve kalite odaklıdır.

Bu topraklarda yetişen zeytin, yalnızca bir ürün değil; binlerce yıllık kültürün ve emeğin devamıdır. Biz, her damlada Çanakkale’nin rüzgârını, toprağını ve tarihini yaşatmayı hedefliyoruz.

Çanakkale Ruhu ve İnsanlık Değeri

Çanakkale’de verilen mücadele, yalnızca savaş meydanlarında değil, insanlık değerlerinde de örnek teşkil etmiştir. Savaşın en çetin anlarında dahi sivillere, yaralılara ve esirlere gösterilen insani tutum; Türk askerinin karakterini ve ahlaki duruşunu ortaya koymuştur. Bu yaklaşım, savaş sonrası dahi dostluk köprülerinin kurulmasına vesile olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Anzak annelerine hitaben söylediği şu sözler, bu anlayışın en güçlü ifadesidir:

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar!
Burada bir dost vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz.
Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!
Gözyaşlarınızı dindiriniz.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır.
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır.
Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Bu sözler, Çanakkale Ruhu’nun yalnızca bir savaş hatırası değil; evrensel bir insanlık mirası olduğunu gösterir.

Geçmişten Geleceğe

10 Ağustos Zeytinyağı, Çanakkale’de yazılan bu büyük destanın sorumluluğunu taşır. Geçmişten aldığı güçle, geleceğe değer üretmeyi hedefler. Her ürünümüzde; bu toprakların emeği, tarihin ağırlığı ve insanlığın ortak vicdanı vardır.

Bizim için 10 Ağustos, bir tarih olmanın ötesinde; bir duruş, bir bilinç ve nesilden nesile aktarılması gereken bir mirastır.